Bir Korodan Fazlası: Müzik, Dayanışma ve Sosyal Sorumluluk
Türk Müziği Korosu, müziği dayanışma ve sosyal sorumlulukla buluşturarak üyelerine hem sanat hem de sosyal bir yaşam alanı sunuyor.
ŞHA-
Türk Müziği Korosu, farklı yaş gruplarından üyeleri müzik çatısı altında bir araya getirirken, konser çalışmalarının yanı sıra sosyal sorumluluk faaliyetleriyle de dikkat çekiyor. Koro Şefi Fatih Penez ve koro yöneticisi Aygül Aksu, koronun yalnızca müzik yapılan bir alan olmadığını, üyeler arasında dayanışmayı güçlendiren bir topluluk olduğunu anlattı.
Müzikle başlayan uzun yolculuk
Koro Şefi Fatih Penez, müzikle ilişkisinin 14 yaşında başladığını belirterek, askeri lise yıllarından itibaren profesyonel müzik hayatının içinde yer aldığını anlattı. Uzun yıllar askerlik görevini sürdüren Penez, askeri müzisyenlik ve bando geleneğinin yanı sıra farklı kurumlarda enstrüman öğretmenliği de yaptı.
Halk eğitim merkezinde ud öğretmenliği yaptığı dönemde bir koro kurduğunu anlatan Penez, burada yaklaşık bir yıl koro çalışması yürüttüğünü söyledi. Ardından özel korosuyla çalışmalarına devam eden Penez, özel korosunu 3 yılı aşkın süredir yönettiğini, Halk Eğitim’deki bir yıllık çalışmasıyla birlikte koro şefliği deneyiminin yaklaşık 4 yıla ulaştığını ifade etti.
Penez, koro şefliğini yalnızca bir meslek olarak görmediğini, müzik aracılığıyla insanlara ulaşmayı ve onların hayatına dokunmayı önemsediğini dile getirdi.
“Kötü ses yoktur, ses rengi vardır”
Koro çalışmalarında üyelerin kendilerine güvenmelerinin önemine dikkat çeken Penez, müziğe ilgi duyan ancak sesine güvenmeyen kişilerin çekinmemesi gerektiğini söyledi.
“Kötü ses yoktur, ses rengi vardır” diyen Penez, herkesin kendine özgü bir ses rengi bulunduğunu ve doğru eğitimle bu sesin geliştirilebileceğini belirtti.
Üyelerle yaptığı kısa görüşmeler ve düzenli gözlemlerle ses aralıklarını belirlediğini anlatan Penez, koristleri seslerine uygun eserlere yönlendirdiklerini ifade etti.
İki ayrı grupta çalışmalar sürüyor
Koronun iki ayrı gruptan oluştuğunu belirten Penez, gruplardan birinin Keçiören İncirli’de F&ARYA Türk Müziği Korosu, diğerinin ise Kızılay’da ise BES-SEN Türk Müziği Korosu çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi.
Yaklaşık 25-30 kişilik bir ekiple çalışmalarını sürdüren koro, bugüne kadar yaklaşık 12-13 konser gerçekleştirdi. Koroda katı bir repertuvar anlayışı yerine üyelerin sevdiği eserlere de yer veriliyor.
Sanat müziği ve Türk halk müziğinin yanı sıra pop, fantezi ve arabesk gibi farklı türlerde eserler de seslendiriliyor. Penez, konserlerde her koristin solo söylemesine önem verdiklerini belirterek, bunun üyelerin emeğini görünür kıldığını söyledi.
Bir konserin hazırlık sürecinin en az üç ay sürdüğünü belirten Penez, sahne çalışmalarının düzenli ve disiplinli şekilde yürütüldüğünü ifade etti.
İleri yaş grubuna sabır ve empati
Koronun yalnızca müzik eğitimi verilen bir alan olmadığını vurgulayan Penez, özellikle ileri yaş grubu ve ciddi sağlık sorunları bulunan üyelerle çalıştıklarını belirtti.
Koro içerisinde işitme ve yürüme güçlüğü yaşayan üyelerin yanı sıra Parkinson ve Alzheimer gibi sağlık sorunları bulunan kişilerin de yer aldığını aktaran Penez, bu nedenle çalışmalar sırasında sabır ve empatiyi temel aldığını söyledi.
Zor günlerde karşılaştıkları durumlar karşısında koronun taşıdığı misyonu hatırladığını belirten Penez, yaklaşımını buna göre yeniden dengelediğini anlattı.
Koronun üyelerini yalnızca prova salonunda değil; park, bahçe, piknik ve geziler gibi sosyal etkinliklerde de bir araya getirdiğini belirten Penez, bu buluşmaların üyeler arasındaki bağı güçlendirdiğini ifade etti.
“Yaşamak bir ekip işidir”
Koro yöneticisi Aygül Aksu , ise 51 yaşında ve emekli olduğunu belirterek, emeklilik sonrasında uzun süre ertelediği hobilerine ve sosyal faaliyetlere daha fazla zaman ayırmaya başladığını anlattı.
Koroyla hocası aracılığıyla tanıştığını söyleyen Akgül, zaman içerisinde yönetici ve başkanlık görevlerini üstlendiğini, yaklaşık üç yıldır koro çalışmalarının içerisinde aktif olarak yer aldığını ifade etti.
Koro çalışmalarının birkaç aylık hazırlıkların ardından konserlerle devam ettiğini belirten Akgül, bunun yanında solistler geçidi gibi farklı etkinliklerin de düzenlendiğini söyledi.
Repertuvarda katı sınırlar bulunmadığını belirten Aksu; sanat müziği, Türk halk müziği, arabesk, fantezi ve pop gibi farklı türlere yer verildiğini anlattı.
Koro üyelerinin önemli bölümünün emekli olduğunu ifade eden Akgül, emeklilik sonrasında sosyal çevrenin daralabildiğine dikkat çekerek, koronun bu anlamda önemli bir sosyal alan oluşturduğunu söyledi.
Ekip ruhuna büyük önem verdiklerini belirten Aksu, “Yaşamak bir ekip işidir” sözünü vurguladı. Koroda herkesin birbirine sevgi ve saygıyla yaklaştığını belirten Akgül, zaman içerisinde üyeler arasındaki ilişkinin bir aile ortamına dönüştüğünü dile getirdi.
Müzik sosyal sorumluluğa dönüşüyor
Koronun çalışmalarının yalnızca konserlerle sınırlı kalmadığını belirten Aygül Aksu, farklı sosyal sorumluluk projelerine de destek verdiklerini anlattı.
Huzurevlerinde yaşayan yaşlılara müzikle moral desteği verdiklerini belirten Aksu; sokak hayvanlarının barınma, tedavi ve çeşitli masraflarına katkı sağladıklarını, burslu öğrenciler ve özellikle konservatuvar öğrencileri için enstrüman desteğinde bulunduklarını aktardı.
Aksu ayrıca kadın sığınma evleri ile 18 yaş altındaki çocukların bulunduğu ceza infaz kurumlarına yönelik sosyal sorumluluk çalışmalarının da gerçekleştirildiğini ifade etti.
Müziğin birleştirici gücü
Koro çalışmalarının üyeler üzerinde yalnızca müzikal değil, sosyal açıdan da etkili olduğunu belirten Aksu, müziğin insanları bir araya getiren ve sosyal bağları güçlendiren yönüne dikkat çekti.
Gençlerin de koroya ilgi gösterdiğini ancak aktif çalışma hayatı nedeniyle düzenli katılım konusunda zaman zaman zorluk yaşandığını belirten Aksu, kendisinin de emekli olmadan önce yoğun çalışma temposu nedeniyle sosyal faaliyetlere yeterince zaman ayıramadığını anlattı.
Koronun kapıları herkese açık
Fatih Penez ve Aygül Aksu müziğe ilgi duyan ancak “sesim yok” ya da “yetenekli değilim” düşüncesiyle çekinen kişilerin koroya katılabileceğini; koro çalışmalarında üyelerin hem seslerini geliştirmeleri hem sahne deneyimi kazanmaları hem de yeni sosyal bağlar kurmaları amaçlandığını ifade etti.
SELDA ÇAKMAK / ANKARA
İlgili Haberler
“Ab-ı Şifa – Suyun Şifası” sergisi sanatseverlerle buluştu
İki sanatçının el emeği Ulucanlar’da “Sanat Yolu”na dönüştü
Geçmişin İzleri Geleceğe Işık Tutuyor
"Kırmızı Rujdan Dökülenler" Mamak'ta okurlarla buluştu
Ankara’da “Yaza Merhaba” Konserine Yoğun İlgi
“Genç Sahne Genç Ses”te Final Günü
Yorumlar (0)
Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!